Web Tasarım Ankara

 ON İKİ ALTIN ÇİVİ

Başkasında yeni gördüğü bir elbiseyi kendi sininde olması için çırpınıp duran bir hükümdardan bahsedeceğim.  Sözüm meclisten dışarı bazı insanlar aslında kendileri değil başkalarıdır; düşünceleri kendisinin değil de başkalarının düşünceleridir; yaşamları boyunca başkalarını taklit ederler. Geride kalmış olmanın üzüntüsüyle özentiliği yüreğinde coşturur.

İşte böylesine duyguları yaşamında bir yarış gibi gören hükümdar sarayındaki hemen herkesi huzuruna çağırır ve tüm öfkesiyle seslenir: Bana bakın sizler benim emirlerimi neden dinlemezsiniz? Etrafındakiler bir şey anlamadıkları için anlamsızca bakınırlar. Hükümdar öfkeyle : Bana bakın komşu ülkenin hükümdarının öyle bir kaftanı var ki herkes ondan bahseder, neden bana söylemezsiniz bizim onlardan neyimiz eksik? Bana bakın tez en iyi terzileri, kuyumcuları huzuruma getirin ve benim kaftanım o padişahın kaftanından güzel olacak hadi yıkılın karşımdan…

Sarayın ileri gelenleri hükümdarın bu emri üzerine ülkenin en iyi kuyumcularını hükümdarın huzuruna getirirler. Hükümdar huzurunda el pençe duranların yüzlerine bakar: Bana bakın içinizdeki en iyi terzi hanginiz öne çıksın da boyunu, posunu göreyim? Terzi hükümdarın emriyle boynu bükük vaziyette öne çıkar: Emriniz başım üzerine haşmetli hünkârım. Hükümdar ayağa kalkar ve emirlerini bir birbiri ardına sıralar: Terzi başı bana öyle bir kaftan dikmeni istiyorum ki halkımın huzuruna çıktığım vakit gözlerinin benden ayrılmaması lazım. Kumaşı atlastan saçakları altın sırmalarla donatılsın ve yarın öğle güneşine huzuruma getiresin anlaşıldı mı? Terzi cevap vermeyince hükümdar sinirlenir: tamamı dedim? Terzi hükümdarın emrine hitaben: emriniz başım üzerine sultanım, diyerek huzurdan ayrılır. Terzinin işi hiçte kolay değildir yarın öğle güneşine kadar hükümdarın istediği Kaftanı tek başına yapmaya gücü yetmeyeceğini için usta bildiği tüm terzi arkadaşlarını yardıma çağırır. Kuyumcu başı hükümdarın karşısında boynu bükük bir vaziyette bekliyordur. Hükümdar aranız en iyi kuyumcu kimmiş bakayım deyince kuyumcu başı: emriniz başım üzerine diye öne çıkar. Hükümdar: bana bak kuyumcu başı senden yıldıza benzer on iki tane düğme isterim. Gökyüzündeki yıldızlar gözlerimi nasıl kamaştırıyorsa düğmelerim halkın gözlerini kamaştırsın, peki bu istediklerimi yapabilirmisin? Terzi başı: Elbette yaparım hünkarım deyince hükümdar: Güzel o zaman yarın öğle vakti halkın huzuruna çıkacağım o zamana kadar yap getir de kaftanıma dikilsin. Terzi başı başını hafifçe kaldırır: Hünkarım kuyumculuk zor zanaat… Hükümdar hiddetlenir ve: Bana bak sen emrime karşımı geliyorsun? Terzibaşının cevap vermediğini görünce: Demek yetiştiremem diyorsun? Dur o zaman sana yardımcı olayım. Yarın sabah güneş doğarken yıldıza benzer düğmeler avucumda olmaz ise kelleni yok bil. Terzi başının öylece kaldığını görünce daha da hiddetlenir: Yıkıl karşımdan ve bu sayede hükümdarının emrine karşı gelinmeyeceğini öğrenmiş olursun…

Kuyumcu başı zalim hükümdarın huzurundan boynu bükük bir vaziyette ayrılır. İstenen şey on iki tane düğme gibi gözüküyorsa bile çok zordur. Altın külçelerini binlerce derecede ateşte eriteceksiniz sonra eriyen altını altın kalıplara dökeceksiniz ve kalıplardan çıkan çivileri küçük çekiçlerle kırmadan incitmeden hassas şekilde dövüp, dövüp yıldız şekli vereceksiniz bu çok zordur ve sabaha kadar yapabilmesi çok zordur. Yanına gelen hanımı: Hayrola evimin sultanı neden üzüntülüsün diye sorunca terzi başı: Hatun hükümdar benden sabah güneş aydınlanıncaya kadar on iki tane yıldıza benzer düğme ister ve düğmeleri bitiremezsem kellemi vuracak. Terzi başı bir anda susar ve üzüntüyle konuşamaya devam eder: Bitiremeyeceğimi bildiğim bir iş için atölyeye girmeme ne gerek var zaten yarın kellemi vuracak… Boşu boşuna atölyeye girmeme ne gerek var, Hatun çocuklarımı yanıma çağır ve anne babama haber ver gelsinler. Sabaha kadar bari ailemle vakit geçireyim. Terzi başının karısı gözlerindeki yaşları siler ve: Evimin sultanı sen hünkarın emrine karşı gelip atölyeye girmez isen bunu duyan zalim hükümdar senin kelleni aldığı yetmezmiş gibi annene, babana, çocuklarımıza ve bana eziyet eder… Ne olur pes etme Allah büyüktür gel girelim atölyeye elbirliğiyle çalışalım göreceksin bak Allah yardım edecektir. Terzi başı karısının gözyaşlarına dayanamaz ve bir ümitle atölyeye girerler. Sabaha kadar yoğun bir çalışmayla hünkarın verdiği işi yapmaya çalışırlar. Hanımı bir yandan ateşin körüğünü çalıştırır çocuklar bir yandan babalarının terini siler, babası bir yandan kalıplara altın suyunu döker, sabaha kadar yoğun bir çalışma. Sabaha karşı arka odadan evin ufak oğlu seslenir: Baba hükümdarın askerleri tozu dumana katarak bize doğru geliyor…

Zaman dolmuştur güneş ovaya selam vermek için tepelerin ardından gülümsüyordur. Terzi başı sabaha kadar çalıştığı işi avucuna alır yapabildiği kalıplardan çıkarıp dövmeye fırsatı olmadığı on iki tane altın çividir. Hükümdarın askerleri kapıyı çalıyordur. Terzi başı annesinin, babasının ellerlini öper ve helallik alır. Çocuklarına sarılır o sırada kapıdaki askerle: aç kapıyı kuyumcu başı evda olduğunu biliyoruz. Terzi başı gözü yaşlı eşine son bir kez bakar ve kapıyı açar, askerler: Bana bak terzi başı hünkarımız dün gece vefat etti ve vezirimiz tabutuna çakılmak üzere en az 0n iki tane altından çivi istiyor tez getiresin çivileri… Zalim hükümdarın istediği yıldız düğmeler için kalıplara döktüğü altın çivileri tezgahtan alır ve hükümdarın askerlerine verir.

Terzi başının kellesi kurtulmuştur. O günden bu güne bu hikaye neticesinde bir kıssa emanet edilir yüreklere ‘’ Garip kuşun yuvasını Allah yapar’’

Dostlar; Cenab-ı Hak bütün canlıların, bütün hayvanatın, bütün mahlûkatın, bütün kullarının yegâne umududur. Herkes, her derdinde, her kederinde, her ıztırabında yalnız Cenab-ı Allah’a sığınır, yalnız Cenab-ı Allah’tan ümit eder. Umutların tükendiği her noktada, Allah’ın rahmet ve umut kapısı hep açıktır.

 

Efendim: Bu kıssadır bir mecmua kenarına kaydolunmuş, biz de gördük söyledik ve bu kıssadan çıkan sonuç şudur; ‘’Dünyanın hangi sıkıntısı olursa olsun; bilmeliyiz ki, bir kapıyı kapayan Rabbimiz, bize sayısız kapı açmaya kadirdir.’’

Videolar
 
Yorumlar


Hiç Yorum Yapılmamış. İlk yorumu siz yapın...