Kader hiç ummadığımız anda bilmediğiniz bir yol çizebilir.
Çünkü kaderin üzerinde de bir kader var.
Kaderin Sahibi yılmayan pes etmeyen hak dostlarına o yolun bir adım sonunda inanılmaz bir mükâfat verecektir.
Kalabalıklar arasına karışmış olan ve Ruhsal dengesinin bozuk olduğunu kabul etmeyen insanlar yaşamlarının değişimlerini anlamadan ömürlerini tüketirler.
Her kulaçta o koca, koca dalgaları aşmak zor ötesidir. Zoru başarmak isteyenler limonun ağacındaki olgunlaşma sürecine bakıp sahnenin adabına uymaları gerekir.
Milletin efendisi toprağını unuttu,
Milletin efendisi Ardıç kuşu gibi yaşıyor, ama yüreğini hormonlaştırıyor, özden kopuyor, sahte tebessümleri semiriyor, maskelerin gölgesinde hayat damarından kopuk ürüyor, büyüyor...
Çözüm sürecinin ilk gününden beri arkasında olan bendeniz son yaşanan barış safsatasını görünce PES demekten kendimi alamıyorum.
Bir çay koysa ocağa, bildiği gibi,
Seslense: “Hadi sarı oğlan, sofraya!”
Saçımı okşasa, “Bir derdin mi var?” dese,
Gelin beni Aydın olup olmamamla değilde, mesleğimi layıkıyla yapıp yapmamamla ölçü tutun…Gelin şu sanatçı payesini halktan ayırmayın… Benim için o zaman her şey çok daha güzel olacak…
Geriye dönüp bakınca nereden nereye gelmişim çok iyi görüyorum...
Dünün baldırı çıplak sanatçı müsveddesi meğerse bugün yüzlerce oyuna imza atan bir yönetmen ve oyuncu oluvermiş.
Bana sevgiyi bağışlayanın sevgisini hissettiğimde karanlık dehlizlerim aydınlanmaya başladı... Birilerin beklerken beklendiğimi hissettiren en büyük aşkımı fark ettim...
Kelimelerin ardındaki cümle avcısı!
Gönül kafesinde bülbül beslemiyorsan,
Beni anlamak için mücadele etme,
Göründüğü gibi bir insan hayatında duyuların ve duyguların yaşanmadığı bir yaşam biçiminin yokluğu asla düşünülemez. O zaman sahnedeki rolü canlandıran kişi sahici olan duygularını gerçekten hissedip karakterinin hakkını duyularından ve duygularından yayı
Başkent Tiyatrosu 20 yıldır sahne alan BİR ARAM YARATMAK 17 Kasım 2018 tarihinde seyircisiyle buluşuyor.
Oyuncu adayları tiyatroya adım atmadan önce genel kanaatleri sahne üzerindeki gerçekliğin rol ve taklit yapmaktan geçtiğini düşünür ve kendisini bu şartlaya göre sahneye hazırlamıştır.
Ağzı mantarla kapatılmış bir şişe düşünün ve onu göğüs kafesinizin arasındaki kalbiniz olarak farz edelim. Şişenin ağzının açılmasına ve kapanmasına sebep olan yegâne güç nefsimiz olsa da şişenin ağzındaki mantar gerilimi temsil eder
Kendimi kendimde bulabilmenin kapısını aralamıştım ve bu sayede hayat sahnesinde oyunculuğumun ne kadar geliştiğini fark ettim
Tiyatro sanatçısı sanata bakış açısının kaynağını halktan almalı ki ortaya çıkardığı sanat ürünlerini gönül rahatlığıyla halkına arz edebilsin. Lakin oyuncu Halkından kopuk bir sanat anlayışını benimserse ister istemez karşılıklı bir etkileşim süreci tıka
Tiyatro sanatı; o damlaya gizlenen gerçeklerin gizemiyle yüzleşmek isteyenlere doğru yansıtabilmiş olsaydı hazreti insan kavramı el üstünde tutulmuş olacaktı.
İnsan olmanın şerefini omuzlarında taşıyan kişi hayat ve hayal sahnesinde iyi bir oyuncu olmak istiyorsa kendi iç dünyasında önce kendi oyunculuğunu keşfeder sonra tiyatro sahnesinde o keşfin tadını oyunculuğunun nispetinde doyasıya çıkarır
Sonrasında ‘Sarı oğlan sende bu patlıcanlar gibi çürümek istemiyorsan dertlere ve sıkıntılara karşı dimdik ayakta durmalısın, içini daima temiz ve boş tutabilmeli sin...
Lakin unutma; İçindeki boşluğu neyle ve nasıl doldurduğuna dikkat etmelisin...
Yüzümdeki soru işaretini görünce tebessüm ederek ‘Neden boşuz diye sorgulama; çünkü Allah bizleri dolu olarak dünyaya getirseydi, hayatın, öğrenmenin hiç bir değeri ve anlamı kalmazdı.
Silahı ben bıraktıracağım diye oy istedin...
Elini tutanmı var?
Dağdaki gardaşına rica et Bir zahmet 35 yıldır elinden indirmediği kanlı silahı bıraksın...
Bizi var eden öz benliğimizin liyakat prensiplerini imanımızla harmanlamadığımız zaman benliğimizdeki saklanan ben’in umut ışığına ihanet etmiş oluruz.
Sahnede karşımıza çıkabilecek en meşakkatli rollerin karakter analizleri hayallerimizden beslenirken irademizin başarganlık yönlerini ihmal edemeyiz.
(1999-2015 sezonları) Üstadı anlamaya çalışırken karşıma çıkan sanat hayatı bende derin izler açmıştır...Ömrünü hayat, kainat,insan ve var oluş sırrı üzerine adamışken, bir gece aniden gerçeğin kucağına düşer. Hiç ummadığı bir zamanda,bohem hayatının zirv
Karagöz ve Hacivat karakterleri taklide ve karşılıklı konuşmaya dayanan, iki boyutlu deri(deve,düve) tasvirlerle beyaz bir perdede oynatılan gölge oyunudur. Karagöz oynatıcısına günümüzde ''karagözcü'' denilmiş olsa da kurgusal manada hayalbaz denir ve Ya
Noktası olmayan yazılara olan ilgim yüzünden kafiyeli manzumelere her daim üvey evlat muamelesi yapmışımdır... Lakin Ozan ertesi dürtülerim keşke çıkmazında mürekkep yalamış güdülerimi şiir diye tetikliyor...
Hayır! Umut denen ekmeğimin bayatlamasına izin vermemeliydim… Ayağa kalktım lambanın altına gelip başımı kaldırdım… Minicik boyumla uzandım, Elimi tutması için uzattım, sessizce pes etme minik kelebek diyebildim…
Gelenekli sahne sanatlarımız arasında önemli bir yer tutan kukla sanatımızın başlangıç noktası Köylülerimizin marifetli elleriyle ortaya çıkardıkları KÖY TİYATROSUNDA başlamıştır.
Sustu, Sustuk ve yoku yoklukta var ettik yok olduk ve onları, onların anlamakta zorluk çektiği yüksek bir makama onunla birlikte havale ettik...
Bu kıssadır bir mecmua kenarına kaydolunmuş, biz de gördük söyledik ve bu kıssadan nasibimize düşen söz ''Hayat Hicrettir, mümin ise müebbet muhacir...''
Anneler başımızın tacıdır ve onların evlat sevgisi hiç bir şeyle ölçülemez… İzinsiz kullanılamaz.
Geleneksel Türk Tiyatrosunun en önemli parçası Meddahlık sanatını günümüzde icra eden sanatçı sayısı fazla olmadığı için fazlaca bilinmiyor…
Sonra kendi ektikleri sanat tarlasında yaban otları baş göstermeye başladı ve toprağın ihtiyacı olan maneviyatı sanat anlayışlarına beton çivisiyle çakmaya başladı...
Halkın değerlerine sahip çıkan cesur yürekler birer birer ortaya çıkıyordu ve
''Aydın
Aşkın Aşkını; sükûtun dinginliğinde sabır ile vücut bulmasını istiyorsak;
Yüreğimize perde-i vuslat nidasını yüklemeliyiz. LA İLAHE İLLALLAH
Muradiye Öğretim Kurumların Bünyesinde açılan MURADİYE SANAT AKADEMİSİNDE Ankaralı gençleri sanatın naif dokunuşlarıyla istidadım ölçüsünde yetiştirmeye gayret edeceğim...
Ve gece karanlık örtüsünü çektiği anda o nankör çehrelerin komutanı olan albayın ateş edin sesleri yankılanıyor kulaklarımda.
O geceden sonra kulaklarım ağır işitiyor sesleri...
O geceyi unutmak çok zor, çok zor...
Anne, baba, çocuklar ve büyükanneden oluşan aile bireylerinin her biri farklı karakterlere ve hayallere sahiptir. Tüm sıkışmışlıklarına rağmen birbirlerine duydukları sevgi, diğer tüm yoksunluklarını unutturmaktadır.
Acıyla yoğrulan kişi her şerde bir hayır olduğunu bilir...
İşte o zaman hazreti İnsanın korkusu, kendi varoluşuna ve geleceğine yönelik bilinçli bir tehdit algılama dürtüsü haline gelir işte o zaman korku bu yönüyle anlamlıdır.
Tiyatro sanatı; çelik çomak derdinde olmayan marifetli ellerin dokunuşlarıyla insan hayatının her satırına mükemmel imzalar atacaktır. Bu sebeple sorgulamayı hakkıyla öğretebilecek mükemmel bir öğretmendir
Bak Albert lipmann kendini gözden geçirmene yardımcı olacak bir cümle söylemiş...
‘’Herkes aynı şeyi düşünüyorsa hiç kimse fazla bir şey düşünmüyor demektir’’
Ama yok ben getto fikirlerimden memnunum diyorsan söyleyecek bir şeyim kalmıyor...
Perdenin kapanmasını beklemeden hayat sahnesinin inceliklerini anlamak ve hayal sahnesinde O’na yakışır şekilde anlatmak biz oyuncuların boynunun borcudur.
Sonrası hiç değişmeyen görüntü her defasında hasıl olur Annem hışımla banyoya girer ve seninle uğraşmaktan bıktım sarı oğlan yine her tarafın leş gibi sen suyla oynuyorsun dediğinde dayağın ayak sesleri şaplakla geliyor derdim...
Sevabın ne olduğunu tam olarak anlamamış olsam da parmak hesabı yaptığım sevapları kaybetmemek için sofradaki iki kap yemeğe asla el sürmezdim...
Gel oyuncu kardeşim hiç bir şey için geç değil, bir küçük sevgi tohumunu büyütebilmek için kadrajımıza gerek yok kapa gözlerini ve yüreğinin vicdan örtüsünü kaldır...
Ve...
Çabalamanın boşuna olduğunu anladığın anda;
Gözyaşlarını tespih tanesi gibi sabırla çekebilmeyi becerebilmelisin...
İşte o zaman anlayacaksın;
Hayat yaşanan dertleri geride bırakmaya izin vermiş olsa geleceğin bir anlamı olmazdı...
İşte hayatı hakkıyla yaşanır kılan yegane şey ölümü dahi göze alarak okumaktır... Hakkıyla okumayı öğrenen bir neslin mefkuresi, yaşadığı ülkeyi ihya eder...
Bir insanı hayata bağlayan hava ve su nasıl bir gereksinimse oyuncular için gerilim öyle bir gereksinimdir. Şimdi bu bahsettiğim durum kafanızı biraz karıştırabilir...
Yüzlerce seçenek arasından en uygun tiradı seçmek ve tirat örneği bulmak oyuncu adaylarının zorlandığı bir durumdur. İşte seçmelerin ve sınavların en çok tercih edilen tirat örnekleri…
Hayatım boyunca unutmayacağım bir hatanın aklıma kazınan sahnesi birbirine anlamsızca bakanlar korosunda orkestra şefiydim ve bende elimdeki çubuğu düşürdüğümden habersiz koroyu yönetiyordum…
Eğer barış istiyorsak ''teröre karşı tek ses'' olup önce bu kanlı örgüte dur demek, yani gür seda ile Edi Bese demeliyiz ve bunun için birlik olmalıyız
İnsanı insan yapan sırlarına sahip çıkma sırrıymış.
Lakin yaşlandıkça aynamın arkasındaki sırlar patır,patır dökülüyor...
Ve aynama dair ne varsa başka aynalara faydası olur diye sırlarım sır dolu cümlelerle süsleyip satırlara döküyor...